RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Basinda Dersim Gercegi 2
Erdogan'dan tarihi 'Dersim' konusmasi
Videolar

Zazaca ve Kürtçeyi kimse ders olarak seçmedi

Hasan Cemal: 'Dersimli oksanmakla kazanilmaz'

DEVLETIN ZIRVESI DERSIM'DE
ISTE SÜRGÜN HARITASI
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Seyit Riza kimdi? HAYATI

CHP'li Aygün: Dersim'in sorumlusu devlet ve CHP'dir
Resmi belgelerle Dersim katliami bilançosu

ROZE 12 IMAMU SIFTE KERD

Atatürk idam öncesi Seyit Riza ile görüstü

Idam öncesi ayagina getirtti. AF DILE KURTUL! Bu görüsme gizlendi ama cevabi tarihe geçti..

 
Her sey CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün'ün Zaman gazetesine verdigi mülakatla basladi. Olaylarin sorumlusunun devlet ve o dönem iktidarda olan CHP oldugunu kaydederek, "CHP, Kiliçdaroglu döneminde bu konuda tarihiyle yüzlesiyor. 'Bunu CHP yapti' deyip, bunun üzerinden bir politika üretmek de dogru degil, çünkü o dönem baska parti yoktu." dedi. Bu sözler sonrasi CHP karisti. CHP'den 12 milletvekili bildiri yayinlayip Kiliçdaroglu'na çagri yapti: "Geregi yapilsin" Kiliçdaroglu, 12 vekile resti çekti. 12 milletvekilini disipline gönderdi. Basbakan Erdogan, Dersim Katliami nedeniyle devlet adina özür dilemesinin ardindan Kiliçdaroglu'na da özür çagrisinda bulundu. Dersim katliamini yeniden gündeme getiren bu gelismeler bir dönemi yeniden tartismaya açti.

Dersim konusunda yeni bir iddia gündemde.. Iddiaya göre Atatürk idam edilmeden önce Seyit Riza ile görüstü.. Kirmanciya Beleke dergisinin Mayis 2010 tarihli 4. sayisinda Serhat Halis'in konuyla ilgili makalesinde ortaya atilan iddia, döneme iliskin yazilan anilar ve gazetelerde yer alan bilgilerle desteklenmis.

HÜKÜMET TARAFINDAN GÖREVLENDIRILDIM

M. Kemal 12 Kasim 1937 günü Ankara’dan özel beyaz treni ile “Dogu Gezisi”ne baslar. Ilk duragi Sivas’tir. 13 Kasim’da Sivas’ta bulunan M. Kemal, 14 Kasim’da Malatya’ya geçer. Malatya’da gerçeklestirdigi ziyaretlerin akabinde Saat 14.00’da Malatya’dan Diyarbakir’a gitmek üzere yola çikar. Çaglayangil kitabinin belirli bölümlerinde birkaç defa nasil ifade etmis; “Emniyet Genel Müdürü Sükrü Sökmensüer Bey bana diyor ki ‘Atatürk, Singeç Köprüsü’nü açmaya gidecek. Dersim harekati bitti. Beyaz donlu alti bin dogulu Elazig’a dolmus. Atatürk’ten Seyit Riza’nin hayatini bagislamasini isteyecekler. Beyaz donlularin Atatürk’ün karsisina çikmalarina meydan vermeyelim.’” (Ihsan Sabri Çaglayangil, Anilarim, s. 49, Yilmaz Yn),

“Oysa, biz mahkemenin kararini Atatürk gelmeden evvel vermesini ve geldiginde Seyit Riza meselesinin kapanmis olmasini istiyorduk. Ben bunu halletmek için Hükümet tarafindan buraya gönderilmistim.” (age. s. 50) “Fakat biz bu isleri belki zamaninda halledemeyecegiz diye, Atatürk bir gün sonra Elazig’a geldi.” (age. s. 52)

ATATÜRK 14 KASIM GECESI ELAZIG'DAYDI

Çaglayangil’in açiklamalarindan aslinda M. Kemal’in Malatya’dan Elazig’a oradan Diyarbakir’a geçmesi planlanirken idamlarin gerçeklestirilmemis olmasi ihtimali üzerine plan degistirilerek önce Diyarbakir’a sonra Elazig’a gidildigi sonucu çikarilabilir fakat bu söylenen de yalandir çünkü M. Kemal zaten 14 Kasim gecesi Elazig’dadir. Sadece bu durumu gizlemek amaciyla önce Diyarbakir’a gidip ardindan Elazig’a geldiginin bilinmesini istemektedir.

Oysa M. Kemal’in Ankara’dan “Dogu Gezisi”ne çiktigi gün yani 12 Kasim 1937 tarihli Tan gazetesinde çikan haberde “Seyit Riza Ile Suç Ortaklarinin Karari Pazartesiye Okunacak” basligi atilmistir. Bu da idamlarin, M. Kemal “Dogu Gezisi”ne çikmadan önce hangi gün yapilacaginin bilindigini gösteriyor. 12 Kasim Cuma gününden önce kararin biliniyor olmasina ragmen neden 12 Kasim'dan önce infazlar gerçeklestirilmemistir de tam M. Kemal’in Elazig’da oldugu gece uygulanmistir?

Seyit Riza’nin Eylül basinda tutuklandigini göz önünde bulunduracak olursak ve yine o dönem sartlarinda istedikleri her hangi bir gün idamlari gerçeklestirebilme yetkileri ellerinde olmasina karsin M. Kemal’in “Dogu Gezisi” ile ayni döneme denk getirilmesi tesadüf degildir. Hem gezi hem de idamlarin tarihi belirli bir plan çerçevesinde hazirlanmis ve ona göre de uygulanmistir.

6 BIN BEYAZ DONLU YALANI

Çaglayangil, M. Kemal’i hukuk disi gerçeklestirilen idam olayindan haberdar degilmis gibi göstermek için de çaba sarf etmistir. “M. Kemal idamlardan önce gelseydi, idamlara engel olurdu” gibi bir sonuç olusturmaya çalisiyor ama yukarda en son yapmis oldugumuz alintidan da anlasildigi gibi yine kendisi M. Kemal’in bu durumdan haberdar olup, Seyit Riza’larin idami için görevlendirilenlerin idamlari gerçeklestirememe ihtimali nedeniyle Elazig’a bir gün sonra gittigini söylüyor. Yakayi bariz bir biçimde ele veriyor. M. Kemal ile Seyit Riza görüsmesinin üzerini örtmek için 6 bin insanin Elazig’da toplandigi gibi uçuk bir yalani ortaya atiyor.

M. KEMAL'IN GEZISI DÖNEMIN GAZETELERINDE

M. Kemal’in “Dogu Gezisi” kapsaminda Elazig’a gelis tarihi 17 Kasim 1937 Çarsamba olarak bilinmektedir. Oysa M. Kemal o tarihten önce yani Malatya’dan ayrildiktan sonra 14 Kasim Pazar günü de Elazig’dadir. Elazig il merkezine girmez fakat 14 Kasim gecesi merkeze yarim saat uzakliktaki Yolçati’da kalir. (M. Kemal’in 14 Kasim gecesini Yoçati’da mi yoksa Elazig Merkezde mi geçirdigini net olarak söylemek mümkün degil ancak o geceyi ikisinden birinde geçirdigi muhakkak).

Dönemin yerel gazetelerine de yansiyan bu durum genel olarak çok belirgin bir sekilde haber yapilmaz, yapilanlarda da ayni gün M. Kemal’in Diyarbakir’a gittigi yazilmaktadir. M. Kemal’in Elazig’a gelisini konu edinen bir kitapta da M. Kemal’in 14 Kasim’da Elazig’da bulunduguna dair bilgiler su sekilde yer edinmistir; “… Atatürk, Anadolu Gezisi ile 14 Kasim 1937’de trenle Elazig’in Yolçati Istasyonuna gelir.” (Mehmet Topal, Atatürk Elazig’da, s. 27, MT Yn.)

14 Kasim saat 14.00’da Malatya’dan Diyarbakir’a geçmek için yola çikan M. Kemal, Diyarbakir’a 15 Kasim 1937 Pazartesi günü varmistir. Demek ki 14 Kasim gecesini Elazig’da geçirmistir. Her ne kadar tarihi kaynaklar ve dönemin gazeteleri bu durumu açik bir biçimde yazmasalar da, M. Kemal’in güzergâhi ve gezi tarihleri dikkatlice takip edildiginde 14 Kasim gecesini Elazig’da geçirdigi görülecektir.

Söyle ki, M. Kemal’in ayni gün (14 Kasim) Diyarbakir’a ulastigini iddia eden kaynaklar, onun Yolçati’dan sonra Sivrice’ye oradan da Maden’e gittigini bildirirler. “Atatürk 14 Kasim 1937’de Elazig’in Yolçati Istasyonu’na gelir. Burada Elazig’in protokolü ve esraftan kimseler tarafindan coskuyla karsilanir. Buradan Elazig’a girmeden Sivrice ve Maden ilçelerinden geçerek Diyarbakir’a gider.” (Mehmet Topal, Atatürk Elazig’da, s. 6, MT Yn.)

Yine dönemin yerel gazetesi Uluova’da haber su sekilde çikmistir; “14 Kasim 1937 günü Yolçati’na gelen ve büyük bir törenle karsilanan Atatürk ile beraberindekiler o gün Elazig’a geçmeden Diyarbakir’a gittiler. Diyarbakir’a giderken, Elazig’in Sivrice ilçesinde bulunan Gölcük gölünü gördügünde beyaz treni göl kenarinda durduran Atatürk, bu güzellik karsisinda duygularini ‘Dünyanin en güzel memleketi Türkiye’dir’ diyerek dile getirdi.” (Ülker Ardiçoglu, 17 Kasim 1937, Uluova gazetesi, Sayi: 13733)

Ayni gün Diyarbakir’a gitmis olmasi durumunda M. Kemal’in tarih yapraklari yine 14 Kasim’i gösterdiginde Diyarbakir’da bulunmasi gerekirken, 15 Kasim günü Maden’de ve Diyarbakir’da oldugunu dönemin gazetesi Ulus arsivlerinden bulmak mümkündür. 16 Kasim 1937 tarihli Ulus gazetesinin manseti söyledir; “Atatürk dün aksam Diyarbakir’a seref verdiler”.

Ayrica M. Kemal’in 14 Kasim’da Malatya’dan Elazig Yolçati’ya oradan da hiç durmadan ayni gün içerisinde sirasiyla Sivrice, Maden ve Diyarbakir’a gittigini söyleyenlerin bir çeliskisi daha mevcut. Zira M. Kemal Malatya’dan 14 Kasim Pazar günü saat 14:00’da ayrilmistir ve Yolçati’ya gittikten sonra hemen Sivrice’ye gitmis oldugunu kabul ettigimizde en erken aksam saatlerinde Sivrice Gölü’nün kenarindan geçmesi gerekirdi. Oysa bakin M. Kemal’in Sivrice gölü yakinindan geçerken, trenden inerek gölü izleme olayini Kemal Zeki Gençosman nasil aktariyor; “… rahmetli Atatürk Diyarbakir’a gidiyordu. Demiryolu gölün kiyisindan geçer. Sabah serinligi idi. Hususi trenini durdurdu. Gölün kiyisina indi… …O sabah saatinde Atatürk’ün bu güzel su kenarinda çocuklar gibi sen yüzünü…” (Kemal Zeki Gençosman, “Hazar Gölü Adini Atatürk Koydu” Dünkü, Bugünkü, Yarinki ELAZIG Dergisi, 1974 Özel sayisi, s.20)

ÖGLE YEMEGINI GÖLCÜK'TE YEDI

M. Kemal’in bu alintidan da anlasacagi gibi Sivrice’ye 15 Kasim sabah erken saatlerde gittigini anliyoruz. Zaten Ulus gazetesinin 16 Kasim 1937 tarihli sayisinda “Atatürk ögle yemeklerini (…) Gölcük'te yemisler ve trenlerinden inerek göl etrafinda iki saat kadar devam eden tedkiklerde bulunmuslar, alâkadarlara bazi emirler vermislerdir. Atatürk’ün trenleri saat 14.10’da Maden’e varmistir.” haberi yayinlandigi için tereddüde yer kalmadan M. Kemal’in 14 Kasim gecesini Elazig’da geçirdigini söyleyebiliriz.
6 SAATTE DIYARBAKIR'A ULASTIK


Dogu Gezisinde M. Kemal’in özel treninin makinistligini yapan Mehmet Saygaç’in gerçeklikle uyusmayan açiklamalarina kulak verelim; “Trenle Malatya’da iken, benden 6 saat içinde Diyarbakir’da olmam istendi. ‘Olmaz’ dedim. ‘Atatürk’ün emri’ dediler. ‘Imkansiz’ dedim. Çünkü bu hatta buharli trenle saatte 30 kilometre hizla ancak gidebiliyorsunuz. (…) Atatürk’ün istedigi gibi 6 saat içerisinde Diyarbakir’a kavustuk. Atatürk beni yanina çagirdi ve sordu: ‘Madem gidebilirdin neden olmaz dedin?’ ‘Pasam bu devlet mali, hizli gitsek devrilebilirdik. Ama siz emrettiniz ben de geldim.’ Bunun üzerinde bana Atatürk’ün talimatlariyla 5 maas ikramiye verildi.” (Mehmet Topal, Atatürk Elazig’da, s. 27,28, MT Yn.)

Seyit Riza’larin idam tarihi 14 Kasim’i 15 Kasim’a baglayan gece yapilmistir. O geceyi Çaglayangil’in anlatimiyla dinleyelim; “Gece 12.00’de hapishaneye gittik. Farlarla çevreyi aydinlattik. Mahkemenin 72 sanigi var. Saniklari aldik. Mahkemeye götürdük. (…) Mahkeme karari açiklandi. Yedi kisi ölüm cezasina çarptirilmis, saniklardan bazilari beraat etmis, bazilari da çesitli hapis cezalari almisti. (…) Biz Seyit Riza’yi aldik. Otomobilde benimle Polis Müdürü Ibrahim’in arasina oturdu. Jeep jandarma karakolunun yanindaki meydanda durdu. (…) Bu sirada Findik Hafiz asiliyordu.” (Ihsan Sabri Çaglayangil, Anilarim, s. 51, 52 Yilmaz Yn)

MAHKEME SALONU VE MEYDAN ON ADIM MESAFEDE

Yaptigimiz arastirmalar neticesinde o dönemki mahkeme salonu, jandarma karakolu ve idamlarin gerçeklestirildigi Bugday Meydani’nin hemen yan yana oldugunu tespit ettik. Eski jandarma karakolu ile mahkeme salonunun yerinde simdi Belediye Çarsisi ile Ticaret ve Sanayi odasi bulunmaktadir. Idamlarin gerçeklestirildigi meydanla mahkeme salonu arasinda ise su an Saray Camii vardir ve 1937 yilinda mahkeme salonuyla idamlarin yapildigi meydan arasinda on adim bile yoktur.

ÖZEL OTOMOBILLE IDAMA GÖTÜRÜLDÜ

Çaglayangil, alintida görüldügü gibi Seyit Riza’yi mahkeme çikisi otomobile bindirdiklerini ve o sekilde meydana götürdüklerini söylemektedir. Mesafenin on adimdan az oldugu bir yer için Seyit Riza’nin digerlerinden ayrilarak otomobile bindirilmis olmasi, meydandan önce baska bir yere gidildiginin göstergesidir. Özel arabayla götürülen Seyit Riza 7 kisi içerisinde en son idam edilen kisidir. Bu durumda Çaglayangil’in anilarinda belli bir zamani anlatmadigi açikça ortaya çikmis oluyor.

1 SAATLIK ZAMAN DILIMI ANLATILMADI

Tarih 14 Kasim’i 15 Kasim’a baglayan gecedir ve tesadüfe bakin ki o gece M. Kemal de Elazig’dadir. Otomobile binilecek bir mesafe olmamasina ragmen Sey Riza’nin otomobile bindirilmesi ve bu sebepten ilk idam edilecek olanin Seyit Riza olmasi gerekirken son idam edilen olmasi sebebiyle arada en az bir saatlik zaman diliminin Çaglayangil tarafindan anlatilmadigi açiktir. Peki, bu zaman zarfinda Sey Riza nereye götürülmüs olabilir?

TREN ISTASYONUNDA GÖRÜSME

Seyit Riza o gece meydana getirilmeden önce M. Kemal’in yanina götürülmüs ve onunla görüstürülmüstür. Otomobil Seyit Riza’yi aldiktan sonra istikamet ya Yolçati’dir veya M. Kemal o gece Elazig Merkez Tren Istasyonu’nda, özel trenini kör makasa çekerek Sey Riza’nin getirilmesini beklemektedir. Bu ihtimal dogrultusunda otomobilin istikameti Elazig Merkez Tren Istasyonu’dur.

AF DILEMESI ISTENDI

Görüsmede neler yasandigi, hangi diyaloglarin geçtigi konusunda elimizde her hangi bir bilgi yok fakat görüsmede Sey Riza’nin M. Kemal’e karsi net bir durus sergilemis oldugunu söyleyebiliriz. Zira o gece M. Kemal’in, Sey Riza’dan affedilmesine yönelik aman dilemesini beklemis olma ihtimali yüksektir. Böyle bir davranis yerine tam tersi bir tavirla karsilasilmasi nedeniyle o gece özellikle gizlenmis, diyaloglarinin içeriginin bilinmesi büyük bir ehemmiyetle engellenmistir. Bütün bu gelismeler çerçevesinde Seyit Riza'nin tarihe geçen “Ben sizin yalanlarinizla bas edemedim, bu bana dert olsun. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” sözünü Atatürk'ün yüzüne söyledigi tahmin edilmektedir.

Eger Seyit Riza o gece affedilmeyi istemis olsaydi, o görüsme gizlenmeyecek, gazetelerin mansetinde yer alacak hem Seyit Riza sahsinda Dersim maglup edilecek hem de M. Kemal bir zafer daha kazanmis olacakti.


Fotograf, Atatürk’ün kumanda merkezi Elazig’daki Dördüncü Umumî Müfettisligi’ni 17 Kasim 1937’deki ziyareti esnasinda çekildi. Atatürk’ün yaninda Dersim harekâatinin komutani Abdullah Alpdogan var. Atatürk Pertek’e hareket ederek Murat Nehri üzerindeki Singeç Köprüsü’nü açmis, buradan Pertek’e geçmis, ardindan da Elazig’a geri dönmüstü.

 

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |